KONGRELER

Türkiye ve Türk Dünyası İlişkileri Kongresi

TESAM - Ekonomik, Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi; “Yerelden Küresele; Türkiye – Türk Dünyası ilişkilerinin dünü, bugünü ve yarını” temasıyla 3. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’ni İstanbul Üsküdar’daki Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenledi.

Kongrede 90 akademisyen, 16 oturumda bildirilerini sunarak tarihi, kültürel, ekonomik, hukuki ve stratejik boyutlarıyla Türkiye – Türk Dünyası ilişkilerini değerlendirdi.

TESAM III. Sosyal Bilimler Kongresi TESAM genel koordinatörü Yıldırım Deniz’in açılış konuşmasıyla başladı. Deniz konuşmasında, TESAM’ın kuruluşundan ve faaliyetlerinden söz etti. 
Akabinde kürsüye TESAM yüksek istişare heyeti başkanı Prof. Dr. Hasan KÖNİ çıktı. Kongre ile ilgili temennilerini dile getiren Köni, TESAM başkanı M. İlyas BOZKURT’a ve organizasyon ekibine teşekkürlerini sundu.

Köni’nin ardından protokol konuşmalarını yapmak üzere Makedonya Türk Milli Birlik Hareketi Başkanı ve Eski Milletvekili Erdoğan Saraç kürsüye geldi. SARAÇ Türklüğün ve İslamın Balkanlardaki koruyuculuğu görevini hala sürdürdüklerini ve Türk-İslam ülküsünün balkanlarda silinmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Ardından Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Muavin Konsolosu Ramiz Hacızade kürsüye çıktı. Hacızade, Türkiye ve Türk Dünyası ilişkileri için kongrenin büyük önem arz ettiğini belirttikten sonra, böyle bir çalışmanın gerçekleşmesinden duyduğu hoşnutluğu ifade etti.

Hacızade’nin ardından Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly protokol konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıktı. İlk defa 1992’de Türkiye’ye geldiğini belirten Saparbekuly, geldiği dönemde kendisini Kazak olarak tanımladığını, Kazakların da Özbeklerin de Kırgızların da Türk olduğunu Türkiye’de öğrendiğini ifade ederek Türk dünyasının birbirinden ve köklerinden nasıl ayrıştırıldığına vurgu yaptı. Ortak kimliği ve geçmişi hatırlamanın, ata yurduna sahip çıkmanın önemine değindi.

Saparbekuly, kürsüyü TESAM Başkanı M.İlyas Bozkurt’a bıraktı. Türk birliğinin imkânı ve önemine değinen Bozkurt: “Türk birliği” denilince panik atak krizine girenler olduğunu görüyoruz. Aşağılık kompleksinden çıkıp cesur olmamız gerek. Cesur ve dik durmalı ancak akıllıca hareket etmeliyiz.

6 bağımsız Türk Devleti birleştiğinde yüzölçümü 5 milyon kilometrekareye, nüfusu 150 milyona, ekonomik büyüklüğü 2,2 trilyon dolara ulaşıyor. Bu veriler bizi dünyada ilk 10 içerisine sokuyor. 2050 projeksiyonundan bakıldığında ise zirvede olmak işten bile değil.
Ancak Türk Birliği teşekkül ederken Türk devletlerinin bir araya gelerek eşit bir masadaki üst kurulda temsil edilmeleri gerekir. Türk birliği kurulsun demek herkes gelsin Türkiye’ye tabi olsun demek değildir.

Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan yıkılsın; Türkmence, Özbekçe unutulsun; kültürleri yok olsun demek de değildir. Oluşacak birlik hiç kimsenin yerel kültürünü yok etmemeli. Ama bir üst kimlikte birleştirmeli. Üst bir çatı kültür oluşmalı.” dedi.

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close